21 Ocak 2013 Pazartesi

Twitter


Bugün sizlere okuyuculardan gelen istek üzerine twitter’dan bahsetmek istiyorum. Nedir bu twitter, nasıl kullanılır gelin hep beraber bugün onu inceleyelim. Her şeyden önce twitter facebook gibi bir sosyal ağ sitesidir. Buna ilaveten ayrıca bir mikroblog sitesi diye de tabir edilir. Internet olmadan twitter kullanılmaz. Kullanıcılara en fazla 140 karakterlik mesajlar yazma hakkı verir. Mesajlardaki 140 karakter twitter ilk başladığında SMS bazlı bir mesajlaşma sistemi olduğu için bir SMS boyutundadır. Bu mesajlara tweet adı verilir. Bu tweetlerde o andaki ruh haliniz, bulunduğunuz konum ya da bir fotoğraf ya da bir link olabilir. Her kullanıcı istediği kadar tweet yazabilir. Peki, bu tweetleri kimler görebilir. Bunun için takipçileriniz olmalıdır. Peki, siz tweetleri nasıl görebilirsiniz. Bunun için diğer kullanıcıları takip etmeniz gerekir. Ayrıca takip ettiğiniz kullanıcıların tweetlarına cevap verebilir ve sizi takip edenlerde sizin tweetlerinize cevap verebilirler. Ayrıca başkalarına ait beğendiğiniz bir tweeti  tweetleyebilirsiniz.
Twitterdaki amaç tweetler aracılığıyla birçok kişiyi takip edip kendini takip ettirmektir. Kısaca Twitter uzun uzun yazmaktan kacınıp bir konu hakkında “a bak ne buldum şuraya tıkla ve gör”  ya da bu konu hakkında benim düşüncem kısaca bu ya da bu fotoğrafa baksanıza demenizin en kısa ve en karlı yoludur.
Twitter hesabı nasıl açılır.
İlk önce web tarayıcınızı açıp http://www.twitter.com adresini tuşlayınız. Açılan sayfanın sağ üst köşesindeki Language:English yazan yere tıklayın. Açılan pencereden Türkçeyi seçin. Bu dili Türkçeye çevirecektir. Burada Twitter’da yeni misin? Kaydol başlıklı yere gidin. Burada Ad ve soyad, E-posta ve Şifre kutucuklarını doldurun, ardından da Twitter’a Kaydol düğmesine basın. Bunun ardından yeni bir sayfa açılacaktır. Burada önemli olan Kullanıcı adını seç kutusudur. Buraya istediğiniz kullanıcı ismini yazınız  (bu twitter’daki kullanıcı isminiz olacaktır örneğin @huseyinbayram ).Bunun ardından da Hesabımı Oluştur düğmesine basınız. Şimdi web tarayıcınızı kapatabilirsiniz. Ardından burada belirtmiş olduğunuz mail adresinize gidin. Twitter tarafından size bir doğrulama maili gönderildiğini göreceksiniz. Bu mailde Lütfen yeni Twitter hesabını doğrulaya basınız. Bu yeni bir sayfa açacaktır burada Twitter kullanıcı isminizi ve şifrenizi giriniz. Bunları da yaptıktan sonra artık sizde bir Twitter kullanıcısısınız. Hayırlı olsun.


Twitter sayfasını açtığınızda sizi ilk başta ilgilendiren en üstteki menüdür. Burada Ana Sayfa, Bağlan, Keşfet, Ben, Ara ve iki adet tuş göreceksiniz. Dişli şeklinde olan tuş profilinizle ilgili ayarlar içindir. En sağdaki tuş ise yeni tweet atmak içindir. Zaten fareyi bunların üzerine götürdüğünüzde size ne olduklarını belirten bilgileri gösterecektir.
Twitter’da Profil(Görüntü) nasıl düzenlenir.
Her sosyal ağ sitesinde olduğu gibi twitter’da da görüntü önemlidir. Sizi takip etmek isteyenler en azından fotoğrafınız merak edecek ve hakkınızda az da olsa biraz bilgi sahibi olmak isteyecektir. Bunun için üsteki menüde bulunan sağdan ikinci dişli şeklindeki butona tıklayınız. Buradan açılan menüden Profili Düzenle ’ye basınız.
Burada gerekli değişiklikleri yaptıktan sonra Değişiklikleri kaydet butonuna tıklayınız.
Tweet nasıl atılır.Twitter’da tweet atabilmek için iki yol vardır. Birincisi ekranın sağ üst bölgesinde yer alan Yeni Tweet Oluştur butonuna basılır(En sağdaki tuş) ve tweet ekranı çıkar. Buradan istenilen yazıldıktan sonra Tweetle butonuna basılır.  İkinci yöntem ise üstteki menüden AnaSayfa seçilir. Burada Yeni Tweek Oluştur kutucuğuna istenilen yazılır ve yine Tweetle tuşuna basılır. Tweetle seçeneğine tıklandıktan sonra ilgili tweetiniz sizi takip eden kişilerin besleme ekranından ve aynı zamanda sizin ekranınızda doğrudan gözükecektir. Tweetler ekranının altından o tweeti görebilir, sil ve favorilere ekle seçeneğiyle üzerine çeşitli işlemler yapabilirsiniz.
Birini nasıl takip edersiniz (Follow).En üstteki arama kutusuna aramak istediğiniz bir kişinin ismini yazın. Ardından bu isimde kişilerin altta çıktığını göreceksiniz. Eğer birini takip etmek istiyorsanız. Takip Et butonuna basın. Daha sonra bu kişi sizi kabul ettikten sonra bu kişinin attığı her tweeti göreceksiniz.
Mention nedir.Twitter’da mention yaptığınız yorum hakkında tweetin içerisinde herhangi bir kişininde profil ismini geçirmenizi sağlayan bir yöntemdir. Tweetinizi yazarken ilgili kişinin isminin öncesinde @ işareti kullandıktan sonra bu bir mention olur.
Retweet nasıl yapılır. Twitter’da retweet başka birinin tweetini sizi takip eden insanlarla paylaşmak isterseniz yapılır. İlgili tweetin üzerine geldiğinizde Retweetle başlığını görülür. Retweetle seçeneğine basarak Retweetle diyerek artık kendi profilinizde de bu tweeti yayınlamaya başlayabilirsiniz.
İllaki Twitter’ın web ara yüzünü sabit ya da taşınabilir bilgisayarınızdan kullanmak zorunda değilsiniz, zaten bu biraz sıkıcı da olabilir. Bunun için cep telefonları için birçok twitter uygulaması bulunmaktadır, bunlardan birini kullanabilirsiniz. Beni takip edip ileride bu köşede yazılmasını istediğiniz bir konu varsa lütfen @huseyinbayram diye aratıp takip edin. Buda ev ödevimiz olsun. Size bol tweet’li günler dilerim. Kalın sağlıcakla. 



16 Ocak 2013 Çarşamba

Bilgisayar Virüsleri II


İlk önce hepinize selam edip geçen hafta tamamlayamadığımız konumuza devam etmek istiyorum. Hatırlayacağınız üzere geçen hafta bilgisayar virüsleri ve kötü amaçlı yazılımlardan bahsediyorduk ve bunları gruplara ayırmıştık. Bugün sizlere ilk önce geçen hafta detayına giremediğimiz gruplardan, daha sonra da virüsler ve kötü amaçlı yazılımlardan nasıl korunmalıyız onlardan bahsedeceğim.
Yığın ileti (Spam)  çok sayıda aynı anda gönderilen reklam amaçlı uygunsuz iletilerdir. Bunlar belki birer virüs değildir ama belirli bir zaman sonra can sıkıcı bir hal alabilirler. Bu iletiler bize nasıl gelir? Çoğu zaman mail adresimizi kullanıp bazı sitelere üye oluruz. Genelde hepsi yapmasa da bu tip siteler bizim mail adresimizi diğer firmalara verirler. Bu firmalarda karlı bir iş olduğu için bize bu uygunsuz iletileri gönderirler. O yüzden herhangi bir siteye üye olurken dikkat etmenizi öneririm.
Bu tip iletiler genelde mailimizi bakmak için mail programımızı açtığımızda Spam başlığı altındaki dizindedirler. Bunu bize mail programımız yapar. Son dönemdeki mail programları bu konuda çok başarılıdır ve bu spam içeren mailleri çok rahatlıkla ayıklarlar. Ben şahsen mailimde spam dizinine gelen maillerime içlerine girmeden bakıp hepsini silerim. Bakmamın sebebi ise bazı kişilerden gelen mailler yanlışlıkla bu dizine girebilir.
Tarayıcı ele geçirme (browser hijacking) kötü niyetli bir yazılımın sizin İnternet tarayıcınızı ele geçirmesi ve bunun akabinde başlangıç sayfanızın değiştirilmesidir. Siz tarayıcınız her açtığınızda bu yazılım kendi başlangıç sayfasını çıkartır ve sizi ne yazarsanız yazın belirli aralıklarla başka bir yere yönlendirir. Peki, bu kötü niyetli yazılım nasıl bulaşır. İnternette gezinirken aniden karşınıza küçük bir sayfa açar ve size anlamlı anlamsız bir soru sorar. Sizde fark etmeden evet ya da hayır tuşuna bastığınızda bu program kendini bilgisayarınıza kurar, bundan sonrası olan olmuştur zaten.
Casus yazılım (spyware)’ lar sizin bilginiz ve izniniz olmadan sizin bilgilerinizi İnternette bir yerlerdeki bazı kişilere gönderen yazılımlardır. En basitinden bu bilgiler, sizin internette dolaştığınız web siteleri hakkındaki bilgileri içerebilir. Bilgisayarınız Internet iken çok yavaşlar hatta yine Internet hızım çok düştü diyebilirsiniz.
Reklam Pencereleri (Adware) Bilgisayarınızın ekranında reklam pencereleri açan bir yazılımdır. Siz internette olmasanız bile anlaşılmaz bir şekilde ekranınızda beliriverirler. 
Casus yazılım (spyware) ve Reklam Pencereleri (Adware)’ler aslında aynı mantıkla çalışırlar. Bunlar virüs değildir ve Anti virüs programları bunları maalesef yakalamaz.
Kurulmaları hemen hemen birbirine benzer ya siz farkında olmadan bir pencere açılır ve siz evet dersiniz ya da kendisini içinde barındıran ücretsiz bir yazılımı siz kendiniz bilgisayarınıza yüklersiniz.

Kök Kullanıcı Takımları (Rootkit) kendini sizden tamamen gizleyerek bilgisayarınızda çalışan program ya da program gruplarıdır. Bunlar kendini yaymaz lakin bulaştıkları bir sistem başka bir yere kopyalanırsa burada da çalışmaya devam ederler. Amaçları dışarıdan bilgisayarınızın kontrol edilmesidir. Bu program parçacığının varlığı bilen kişi sizin bilgisayarınızı İnternete bağlandığınızda kontrol edebilir.
Size kısaca virüs ve kötü amaçlı yazılımlardan bahsettim, şimdi gelin bunlardan nasıl korunabiliriz onlara bir bakalım.
1.       Her şeyden önce bilgisayarınızda mutlaka ama mutlaka bir adet anti virüs programı bulundurun. Bunu için paralı parasız birçok ürün var, seçim sizin. Son dönemde birçok anti virüs programı kötü amaçlı yazılımlara karşı da bilgisayarımızı korumaya başladığını duyuruyor, bu tabii ki güzel bir gelişme.
2.       Var olan anti virüs programınızı sık aralıklarla güncelleyin. Bu güncellemeler sayesinde anti virüs programınız en sok çıkan virüsler hakkında bilgi sahibi olur ve onlara karşı sizi korur.
3.       Kullandığınız işletim sisteminin güncellemelerini sık aralıklarla kontrol edin. Bu güncellemeler sistemdeki açıkları kapamak içindir. Unutmayın ki virüsler bu açıklar sayesinde bilgisayarınıza bulaşır.
4.       Size gelen mailleri açarken dikkat edin. Tanımadığınız kişilerden gelen mailleri açmayın.
5.       Benim İnternetim yok dolayısıyla bana virüs bulaşmaz demeyin. Komşunuzun USB Flash Diskini bilgisayarınıza taktığınızda eğer onda virüs varsa bu sizinki nede bulaşmıştır, emin olun. O yüzden dikkat edin.
6.       Parasız yazılımları, küçük oyunları yüklerken size nelerin sorulduğuna ve bilgisayarınıza başka bir programın yüklenip yüklenmediğinden emin olun. Kurulumları dikkatlice, sorulanları anlayarak yapın.
7.       Internet sayfalarında önünüze aniden açılan küçük büyük  ‘Şunu kazandınız lütfen buraya tıklayın ’ gibi sayfaları en sağ üstteki kapat işaretinden kapatın .(Windows için X ) .Evet ya da Hayır ‘a basmayın.


Umarım bu bilgiler size yardımcı olur. Hepinize virüssüz günler dilerim. Haftaya görüşmek üzere.

7 Ocak 2013 Pazartesi

Bilgisayar Virüsleri I




İlk önce hepinizin yeni yılını tekrardan kutlamak istiyorum. Umarım bu yıl hepimize umut ve sağlık getirsin. Bu hafta sizlere birazcık Bilgisayar virüslerinden bahsetmek istiyorum. Öyle sanıyorum ki bilgisayar kullanan hemen hemen herkes bir defaya mahsus olsada bu virüs denen illetle karşılaşmıştır. Büyük olasılıkla dosyalarını kaybetmiş ve hatta bilgisayarına tekrardan işletim sistemi yüklenmiştir.
Şimdi sizlere virüs ve kötü amaclı yazılımlardan bahsetmek istiyorum. Haftaya da bunlardan nasıl korunabiliriz onu işleriz.Bilgisayar virüsleri yada kötü amaclı yazılımlar  bulaşma ve çalışma tiplerine göre gruplara ayrılmışlardır. Hepsine birden virüs demek doğru değildir  o yüzden bazıları için kötü amaçlı yazılım ismi kullanılmaktadır. Lakin bilgisayarlara bulaşan ve çalışmamızı engelleyen herşeye halk arasında virüs denilmektedir.Bu tam doğru bir tabir değildir,aşağıda buna değindiğimizde sizde farkı göreceksiniz.
Şimdi nedir bu virüsler yada kötü amaçlı yazılımlar, bizim bildiğimiz insanlara bulaşan biyolojik virüslerle alaksı nedir? Bilgisayar virüslerinin kesinlikle biyolojik virüslerle hiçbir alakası yoktur.Sadece virüs bulaşan bir bilgisayar normal çalışmamaya başladığı için  ve virüs kendisini başka bilgisayarlara kopyaladığı için virüs tabiri kullanılmış ve buda terminolojiye yerleşmiştir. Bilgisayar virüsleri sadece ve sadece kod parçalarıdır. Amaçları farklılık göstermekle birlikte temelde kullanıcının  haberi  olmadan bilgisayarına kendilerini kopyalarlar .Ondan sonrada yapmaları gereken ne ise yani neye programlanmışlarsa onu yaparlar.Genelde virüs grubuna giren kötü yazılımlar sistem dosyalarımızı silip işletim sistemimizi çökertirler.Bazılarıysa sadece belirli kişisel bilgileri alıp bizden habersiz kullanırlar.Kimileri durup dururken  reklam sayfaları açarlar.Belli bir grup vardır ki bunlar bilgisayarımızda donanımsal bozukluklar dahi yapabilirler.Ama hiçbir zaman evrimleşmez ve oldukları gibi kalırlar.Tabii aralarından şekil değiştirenler çıkabilir ama bu zaten onların kodunda vardır.
Peki bu virüsleri kimler yazıyor ve amaçları nelerdir.Aslında düşündüğümüzde virüsleri yazan kişiler tabii ki programcılardır.Bunu işletim sistemiyle yada onu üreten firmayla oyun oynamak için yaparlar.Kim daha akıllı oyunu.Yani onlar için bu bir hobidir.Herne kadar bunun anlaşılır bir yanı olmasada  iyilik için yazılmış bir virüs henüz görmedim. 


Şimdi  sıkça karşılaştığımız bazı virüs ve  kötü amaclı yazılımları sizlere gruplar halinde sunmak istiyorum,bunun akabinde her grubun nasıl çalıştıklarını izah bahsedeceğim.
Bilgisayar virüsü ,Bilgisayar solucanı (worm),Truva atı  (Trojan), Yığın ileti (Spam) ,Tarayıcı ele geçirme (browser hijacking), Casus yazılım (spyware),Reklam Pencereleri (Adware) ,Kök Kullanıcı Takımları (RootKit) 
Bilgisayar Virüslerini dokuz ya da on gruba ayırmamız mümkündür. Burada detaya girmek istemiyorum. Bu virüsler yani kod parçaçıkları kendilerini taşıyıcı olarak nitelendirdiğimiz dosyalara kopyalarlar ve yeni bir ortama girdiklerinde haberimiz olmadan kendilerini yine bizim bilgisayarın sistem dosyası diye nitelendirdiğimiz çekirdek dosyalarına ya da program dosyalarına kaydederler ondan sonra aktif olarak zarar vermeye başlarlar. Farkında olmadan bu bilgisayardaki dosyaları kopyalıp başka bir bilgisayara aktarmaya çalıştığımızda bu yeni bilgisayardada aynı işlemleri yapıp o bilgisayarın dosyalarına da bulaşırlar. Bu döngü eğer bu virüslü dosyalar temizlenmezse öylece devam eder ve virüs aktarıldığı her bilgisayarda vermesi gereken tahribatı verir.
Bilgisayar Solucanları (worm)  virüslere benzerler lakin bir bilgisayardan başka bir bilgisayara taşınmak için dosyalara gereksinim duymazlar.Bunu yerine ağ bağlantıları üzerinden kendilerini başka bir bilgisayara bağımsız şekilde taşıyabilir ve kopyalayabilirler. Bilgisayar Solucanların tehditleri virüslere eşittir.Yani bir virüsün verdiği zararı verirler.
Truva atları isimlerinden de anlaşılacağı üzere kendileri  zararsız dosya gibi gösteren ama aslında zarar yapan program parçaçıklarıdır.Bunlar virüs gibi kendini çoğaltmaz.Lakin bizler farkında olmadan bu tipteki dosyaları çalıştırdığımızda bize gereken zararı verirler.Örneğin nedense hepimizde emailimize gelen bir fotoğrafı açma eğilimi vardır.Bir fotoğraftan virüs mü kaparım deriz ve olan olur.O yüzden tanımadığımız kişilerden gelen emailleri açarken çok dikkatli olmalıyız,özellikle bunlar fotoğraf içeriyorsa bu fotoğrafların üzerine tıklamayın derim.
Evet ,yine konumuzu bitiremedik ,geriye kalan  grupları ve hepsinden korunma yollarını haftaya bırakıyorum.Şimdilik kalın sağlıçakla.

31 Aralık 2012 Pazartesi

Windows 8 Kullanımı V


Tekrardan sizlere merhaba deyip geçen hafta kalmış olduğumuz yerden Windows 8 kullanımı serimize devam ediyorum. 
Kişisel Bilgisayar ayarları menüsünde Ara grubu bilgisayarda yaptığımız aramalarla ilgili ayarlar içindir.
Paylaşım grubu ise bilgisayarımızda paylaşım için kullanabileceğimiz uygulamalar vardır. Tabii ki her uygulamanın paylaşım özelliği açık değildir, var olanlar ise listelenmiş vaziyettedir.

Genel grubu bilgisayarımızın kullanımı ve ayarlarını yapmamıza olanak sağlayacak birçok araçla donatılmıştır. Bunlardan ilki Saat Ayarlarıdır. Buradan bağlı bulunduğunuz bölgenin saat dilimine göre bilgisayarınızın saat ayarlarını değiştirebilirsiniz. Uygulamalar arsındaki geçişlerin nasıl olacağına karar vermek isterseniz bunları, Uygulama Geçişi isimli grubun altından ayarlayabilirsiniz.
Bu uygulama grubundaki en önemli özelliklerden bir tanesi ise bilgisayarınızın kullanım dilini değiştirmenizi sağlayabileceğiniz Dil Tercihleridir. Ancak bunu yapabilmemiz için kurulu olan Windows 8 sürümünüz Profesyonel olmalıdır. Windows 8’in bize kazandırdığı güzel özelliklerden birisi de kullanım dilimizi istediğimiz dile çevirebilmemizdir. Lakin yukarıda da belirttiğim gibi sürümünüzün Profesyonel sürüm olması gerekmektedir. Diğer Windows 8 sürümleri bunu desteklememektedir.  Bunu yapmak için Dil Tercihleri kutucuğuna tıkladığınızda karşımıza bilgisayarımızda yüklü olan dillerin listesini içeren bir ekran gelecektir. Buradan gerekirse yeni bir dil paketi ekleyebilir ya da var olan aktif dili değiştirebilirsiniz. Yalnız burada şunu vurgulamak istiyorum eğer daha önceden bilgisayarınızda yüklü olmayan bir dil paketini yüklemek isterseniz bunun için aktif Internet bağlantınızın olması gerekmektedir.
Ayrıca Genel ayar grubunda bilgisayarınızda kurulu olan Windows 8’i yenileme, tekrardan kurma ile ilgili sizi yardımcı olacak araçlar vardır. Lakin bunlar bana göre biraz ileri seviye işlemler olduğu için bunlara başka bir zaman göz atalım diyorum.
Gizlilik ayar grubunda kişisel bilgilerin gizlenmesi ile ilgili seçenekler yer almaktadır. Burası uygulamaların yerimizi, adımızı ve fotoğrafımız kullanıp kullanamayacağına karar verebileceğimiz yerdir.
Cihazlar grubu ise bize o anda bilgisayarımızda bağlı olan cihazların bir listesinin sunulduğu yerdir. En üstte çıkan Aygıt Ekle kutucuğu yardımıyla yeni bir cihazı bilgisayarınıza ekleyebilirsiniz.
Kablosuz ayar grubunda ise Kablosuz Bağlantınız kapatıp açabilirsiniz.

Ayarlarınız eşitleyin ayar grubunu biraz karışık olmakla birlikte ilginç bir işe yarar. Amacı eğer birden fazla Windows 8 kurulu bilgisayarınız varsa tüm bu bilgisayarların aynı ayarları kullanmasını sağlamaktır. Örneğin işyeri ve ev bilgisayarınız var diyelim.  Siz eğer bu iki bilgisayarınıza da var olan bir tek Windows Live ya da Hotmail kullanıcı isminizle bağlanıyorsanız bu özellik sayesinde her iki makinanızdaki Windows 8 siz herhangi bir ayar yapmadan eşitlenecektir. Yani birinde olan ayarlar diğerinde de olacaktır. Kısaca aynı makinayı açmış gibi hissedeceksiniz.
Ev Grubu bulunduğunuz ev ağında dosyalarınızı ve diğer kaynakları paylaşmanız için gerekli olan ayarların bulunduğu gruptur.

Windows Update grubu eskiden beri bildiğimiz Windows güncelleme ekranıdır. Buradan eğer var ise gerekli güncellemeleri yapabilirsiniz.
Bugün itibarıyla Windows 8 Kullanımı serimizi sonlandırıyorum. Yaklaşık beş haftadır devam eden serimize eğer gerek duyarsak tekrardan devam edebiliriz. Haftaya yeni bir konuyla karşınızda olmak üzere hepinizin yeni yılını şimdiden kutlar ve 2013 ün hepimize sağlık ve mutluluk getirmesini dilerim. Kalın sağlıcakla.

21 Aralık 2012 Cuma

Windows 8 Kullanımı IV


Bu hafta sizlere geçen hafta kalmış olduğumuz yerden, yani Windows 8 Kişisel Bilgisayar Ayarlarından bahsedeceğim. Geçen hafta da bahsettiğim üzere bu menüde birçok işlev gruplara ayrılmıştır. Bunlar Kişiselleştir, Kullanıcılar, Bildirimler, Ara, Paylaşım, Genel, Gizlilik, Cihazlar, Kablosuz, Erişim Kolaylığı, Ayarlarınız Eşitleyin, Ev Gurubu(ya da kısaca Grup ) ve Windows Update.
Kişiselleştir grubu altında Kilit Ekranı isminden de anlaşılacağı üzere bilgisayarınızın kilitli olduğu durumda ortaya çıkan ekrandır. Buradan arka plan resmini değiştirebilirsiniz. Ayrıca bilgisayarınız kilitli olsa da bazı uygulamaların arka planda çalışmasını ve size bilgi vermesini buradan ayarlayabilirsiniz. Kilit Ekranı uygulamaları yazan kısamdaki Artı (+) işaretine bastığınızda burada çalışmasını arzuladığınız uygulamaları listeden seçebilirsiniz.
Başlangıç Ekranı isimli seçenek grubunda ise yine ekranın arka plan fotoğrafını, ayrıca arka plan rengini değiştirebilirsiniz.
Hesap Resmi seçeneğinde ise hesabınıza bağlı resminizi değiştirebilirsiniz.

Kullanıcılar grubunda ise Windows 8 makinanıza bağladığınız Windows Live ya da Hotmail hesabınızı değiştirebilirsiniz. Ayrıca Yerel Hesaba geçebilirsiniz. Bu durumda sadece yerel çalışabilirsiniz, yani bu durumda hesabınızla ilgili güncellemeler size duyurulmayacaktır.
Oturum Açma Seçenekleri kısmında ise Parolanızı değiştirebilirsiniz. Resimli bir parola oluşturabilirsiniz. Resimli parola oluşturmak gerçekten çok hoş. Gerçi daha çok dokunmatik ekranlar için düşünülmüş ama yine de klavye ve fare ikilisiyle de kullanışlı oluyor. Seçtiğiniz resim üzerinde belirli noktaları sırayla seçiyorsunuz ve bu size özel giriş şifresi oluyor. Ayrıca burada bir PIN oluşturabilirsiniz.
“Parolası olan tüm kullanıcılar bu kişisel bilgisayarı uyandırırken parola girmelidir”   yazan ayarı eğer değiştirirseniz bu herhangi bir kişinin bilgisayarınız uyku durumunda ya da Kilit Ekranında iken parolasız olarak açabilmesini sağlar. Bunu ben pek önermiyorum, çünkü bu verilerinizin güvenliğini tehlikeye atabilir.
Diğer Kullanıcılar kısmında ise Artı (+) işaretli kutucuğa bastığınızda, bu o bilgisayara başka kullanıcılar eklemenizi sağlayacaktır.


Bildirimler grubunda, ilk başta üç seçenek gözümüze çarpmaktadır. Bunlar ilki Uygulama bildirimlerini göster’dir. Bu Başlangıç Menüsündeki uygulamalar için geçerlidir. Bu seçenek Açık ya da Kapalı durumundadır. Açık olduğu durumda uygulamalar size gerekli güncellemeleri bildirecektir. Kapalı olduğu durumda ise bu özellik çalışmayacaktır.
İkinci seçenek ise Kilit Ekranında uygulama bildirimlerini göster’dir. Yine bu seçeneğinde iki hali vardır, Açık ya da Kapalı. Bu ise yukarıda da bahsettiğim gibi Kilit Ekranı uygulamaları için geçerlidir.
Bildirim seslerini çal isimli seçenek ise uygulamaların durumlarında bir değişiklik olduğunda bize bu değişikliğin sesli olarak bildirilmesi içindir. Bununda yine diğer seçenekler gibi iki hali bulunmaktadır.
En altta ise bilgisayarınızda kurulu birçok uygulamanın listesini görebilirsiniz. Buradan uygulamalardan gelen bildirimleri teker teker görmek isteyip istemediğinizi ayarlayabilirsiniz.
Haftaya diğer ayar gruplarını inceleyene dek, şimdilik görüşmek üzere.







16 Aralık 2012 Pazar

Windows 8 Kullanımı III


Bu hafta Windows 8 kullanım kılavuzumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu yazımda sizlere Windows 8 ayarlarından bahsetmek istiyorum. Bunu için herhangi bir uygulamadayken fareyi sağ üst köşeye götürdüğünüzde sağ taraftan bir menünün çıktığını göreceksiniz. Buna Charm deniyor. Size bundan bir önceki yazılarımda bahsetmiştim. Şimdi ise bunlardan detaylı olarak bahsedeceğim.


Bu menüde Ara, Paylaşım, Başlangıç, Cihazlar ve Ayarlar butonları karşınıza çıkacaktır.
Ara tuşuna bastığınızda bu bizi arama ekranına götürecektir. Bundan iki hafta önce detaylıca bahsetmiştik.
Paylaşım tuşu herhangi bir uygulamanın içeriğini diğer kişilerle paylaşmak içindir. Her uygulamada bu özellik yoktur. Örneğin Başlangıç Ekranında Paylaş derseniz size Şu anda paylaşılacak bir şey yok diyecektir.
Başlangıç tuşu hangi uygulamada olursanız olun sizi Başlangıç ekranına götürür.
Cihazlar tuşu ise herhangi bir uygulamanın kullanabileceği cihazların bir listesini size gösterecektir. Örneğin eğer Posta uygulamasındaysanız bilgisayarınıza bağlı olan yazıcıları burada görebilirsiniz. Dolayısıyla bu çıktı almanızı kolaylaştıracaktır.
Ayarlar tuşuna bastığınızda sağda yeni bir menünün açıldığını göreceksiniz.


Burada en üstte Ayarlar altında üzerinde çalıştığınız uygulamanın değiştirebileceğiniz ayarlarını bulabilirsiniz. Bunlar her uygulama için farklıdır.
Bu menünün en alt kısmında ise Kablosuz Bağlantı, Ses, Parlaklık, Bildirimler, Güç ve Klavye seçeneklerini göreceksiniz.
Bunların kullanarak kablosuz ağınızı değiştirebilir, bilgisayarınızın sesi azaltıp çoğaltabilir, ekran parlaklığını değiştirebilirsiniz. Burada en yeni olan beklide Bildirimler butonudur. Bunun işlevi Uygulama kutucuklarınızdaki ve uygulamalardaki bildirimleri belirli bir süreliğine gizlemesini sağlamaktır. Yalnız kalmak istiyorsanız bu tuşu kullanın gerçekten çok işe yarıyor.  Güç tuşunu kullanarak bilgisayarınızı kapatabilir ya da uyku durumuna geçirebilirsiniz. Klavye tuşu ise, klavye dilini değiştirmenizi sağlayacaktır. Bu menüde en altta bulunan Bilgisayar ayarlarını değiştir’e bastığınızda karşınıza yeni bir pencere açılacaktır.
Burada bilgisayarınızla ilgili görsel ve işlevsel değişiklikler yapabilirsiniz.

Bu menüde birçok işlev gruplara ayrılmıştır. Bu gruplar sırasıyla şunlardır:
Kişiselleştir, Kullanıcılar, Bildirimler, Ara, Paylaşım, Genel, Gizlilik, Cihazlar, Kablosuz, Erişim Kolaylığı, Ayarlarınızı Eşitleyin, Ev Gurubu(ya da kısaca Grup ) ve Windows Update.
Bunların detaylarına haftaya devam edeceğiz şimdilik görüşmek üzere.




8 Aralık 2012 Cumartesi

CeBIT Eurasia Bilişim Fuarı 2012


Bu hafta sizlere geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleşen CeBIT Eurasia Bilişim fuarından bahsetmek istiyorum. Haftaya da Windows 8 eğitimlerimize kaldığımız yerden devam edeceğiz. CeBIT Eurasia Bilişim fuarı aslında Almanyanın Hannover kentinde düzenlenen ve dünyadaki en prestijli Bilişim Fuarı olan CeBIT’in Avrupa ve Asya ayağı. Bunu da zaten isminden anlamamız münkün.

Bu yılki CeBIT dört ana tema üzerine kuruluydu. Bunlar sırasıyla Lab (Laboratuvar),Pro (Profesyoneller),Gov (Kamu Kuruluşları) ve Life (Yaşam). Her dört tema farklı dört salonda sunulmuştu. Kamu Kuruluşları ve Yaşam salonları tüm herkese açık iken, Laboratuvar ve Profesyoneller için olan kısımlar sadece işyeri ve işletme sahiplerine açıktı.

Bende bu dört temaya sadık kalarak sırasıyla bunları sizlerele paylaşmak istiyorum.
Life yani yaşam bölümünde ilk başta televizyon sektörü dikkat çekiciydi. Bunun içinde bazı televizyon kanalları ve televizyon ve uydu sistemleri ile ilgili şirketler vardı. Hatta burada beklide henüz bu kadar erkenden görmeyi düşünmediğim hologram televizyon sistemlerini görme imkanım oldu. Sanırım on yıl içerisinde hepimizde bunlardan birer tane olacak. Akabinde bazı yerli bilgisayar firmaları, dergiler, belediyeler ve benim için çok önemli olan üniversitelerin Teknokentlerinin standtları bulunuyordu.
Gov yani Kamu Kuruluşları bölümünde ise yine belediyeler, siyasi partiler, Bakanlıklar ve diğer tüzel kişiliklerin açmış olduğu stantlar vardı. Burada Türkiyede teknolojinin artık hayatın içine gercek manada girmiş olduğunu birkez daha gözlemledim. Belediye otobüsüne binerken kullandığınız bir biletin alımından tutun da kullanırken gittiğiniz güzergahları oturduğunuz yerden nasıl ayrıntılı olarak görüldüğüne şahit oldum. Bu da bana pes doğrusu dedirten cinsten oldu. Bu tip sistemlerin varlığından haberdardım lakin kullanıldığını görmek çok mutluluk vericiydi.


Pro yani Profesyonellere ayrılan kısma gelince burada dünyanın birçok yerinden gelmiş firma ile birlikte Türk firmalarının da ürünlerini inceleme fırsatımız oldu. Genel olarak ağırlık kablo, kesintisiz güç kaynakları ve veri depolama sistemleriydi dersem yalan olmaz sanırım. Tabii ki bunların dışında yonga üretimi için hammadde desteği veren firmalardan tutun da cep telefonu kılıfı üreten firmalara kadar birçok şirketin standını gezebildik.
Lab yani Labaratuvar kısmı belki de en kalabalık olan kısımdı. Burada birçok yerli yabancı yazılım evleri ve firmalarının stantlarıyla karşılaştık. Yazılımlarda son teknolojiler neler ve nerelere gidebilir bunları firmaların hazırlamış olduğu çözümlerde gördük.
 Sonuç olarak 2012 yılı CeBIT Euroasia Bilişim Fuarı benim için oldukça keyifli geçti. Zaten mesleğim gereği bilgisayarların insanların hayatını kolaylaştırdığını görmek beni herzaman memnun eder. Bunu bu fuarda bir kez daha canlı olarak gördüm. Haftaya görüşmek üzere.